Примеры использования: buffet

The buffet is now closed.
Büfe şimdi kapanmıştır.
They brought out the buffet.
Yumruklarını ortaya çıkardılar.
Writing copy for ads is like a buffet for the masses.
Reklam yazarlığı işçi sınıfıyla boğuşmak demektir.
Jimmy Buffet!
Jimmy Buffet!
- Yeah, the buffet was great.
Evet, yumruk harikaydı.
I had an entire buffet.
Bende açık büfe vardı.
A kids' buffet?
Çocuk büfesi.
I ordered a buffet.
Ufak bir açık büfe ayarladım.
I'm just gonna go to the buffet.
You said something about a buffet?
Tokat hakkında bir şey mi dedin?
This here the buffet.
Burası da açık büfe.
Could you do a buffet?
Büfe yapamaz mısın?
His all-you-can-eat buffet.
Tüm tekme tokat darbeleri.
Buffet, probably.
Buffet'e herhâlde.
Renee, Renee, Renee... buffet... billet... bidet...
Renee, Renee, Renee... tokat... kütük
It's a buffet.
Bu açık büfe.