Примеры использования: budget

Budget cuts.
Bütçe kesintisi.
I'm sort of on a budget.
Biraz ekonomik sıkıntıdayım da.
Damn budget cuts.
Lanet olsun, bütçe kısıtlamaları.
Come on, I thought we were in the middle of a budget crisis.
Ben de ekonomik kriz var sanıyordum.
On a budget now?
Thanks to the latest budget cuts, I'm down to using Grade F meat.
Son ödenek kesintileri yüzünden F tipi ete düştüm.
And I shall now guide you through phase one of our Bond on a Budget Handy Hints.
Kesinlikle ve şimdi size ekonomik Bond arabası çalışmamızın ilk aşamasında rehberlik edecegim.
Where is this budget?
Nerde bu bütçe?
He is just a line item on a budget.
Yığının içinde sıradan bir çizgidir.
We have a very tight budget.
Çok kısıtlı bir ödeneğimiz var.
The open bar on our starving student budget?
Aç öğrenci yığınına açık büfe ha?
Edna, you know they just cut the school's budget.
Edna, yine okul ödeneğinden kestiklerini biliyorsun.
We planned to put the money toward the Economic Amnesty Act, but it came from vet pensions that got slashed in the Army budget cuts.
Bu parayı Ekonomik Af ile sağlamayı amaçlamıştık ama ordudan ihraç edilmiş askerlerin el konulan maaşlarından toplandı.
My budget?
After, you've got calls to return, a budget to approve, two staff meetings, and four of Richard's surgeries, including your own.
Sizi arayanları yanıtladıktan, ödenek isteklerini onayladıktan, iki ekip toplantısından, ve Richard'ın dört ameliyatını ve tabi kendinizinkileri de yaptıktan sonra yapabilirsiniz.
He'd consider the budget cut, but not neglecting the patients.
Ödeneğin kesilmesi tartışılabilir, ama hastalar yüzüstü bırakılamaz.