Примеры использования: braces

A supervisor accused me of stealing a brace of latinum.
Bir denetçi beni latinum bir ayraç çalmakla suçladı.
Put him in a brace.
Destek koyabiliriz.
A brace of pistols.
Bir çift tabanca.
My husband's brace is there.
Kocamın el bağı burada.
We need something to brace the door.
- We'll use our feet to brace it.
- Bağlamak için ayaklarımızı kullanacağız.
I was in a back brace.
What would he have said if you weren't wearing braces?
Diş telin olmasaydı sana böyle diyebilir miydi?
Boys giving her a hard time about the braces?
Erkek parantezi hakkında ona zor zamanlar vermeye ne dersiniz?
Brace for impact.
Bir taşla iki kuş.
Neck brace, please.
- Boyunluk, lütfen.
Forward brace!
- Ön tarafı destekleyin!
Ladies and gentlemen... don't brace yourselves.
Bayanlar ve baylar, kendinizi hazırlamayın.
Alright, dear, brace yourself.
Pekala güzelim, seni canlandıralım.
Brace yourselves!
Sıkı tutunun!
- Dad, brace yourself.
Kendini hazırla baba.