Примеры использования: borderline

The immunoglobin E level's borderline.
Immunglobulin E seviyesi sınırda.
Anthony is a borderline case.
Anthony sınırda bir durum.
We've got a positive lock on her, but I think she's borderline.
Onun üzerindeki etkimiz pozitif, ama sanırım neredeyse tam sınırda.
My mother was a borderline personality.
Annemde sınırda kişilik bozukluğu vardı.
Borderline, but okay.
Sınırda, ama tamam.
Borderline personality disorder?
Sınır çizgisi kişilik bozukluğu mu?
Which is borderline.
- Yani sınırda.
And borderline idiotic.
Aynı zamanda da son derece aptalca.
It was borderline great.
Nerdeyse muhteşemdi.
That's borderline criminal.
Neredeyse suçlu sayılırsın.
That's borderline black.
Hatta nerdeyse siyah.
Normal, adequate, borderline, Slightly retarded, medium, severely retarded
Ortalama zekâ, yeter zekâ, sınırda zekâ, kısmen geri, yarım geri, tam geri zekâ.
You see that borderline, stretching round the town?
Kasabanın çevresindeki sınır çizgisini gördün mü?
Mondain is in the borderline zone.
Mondain "sınırda zekâ" bölgesinde.
Approaching the absolute borderline.
Kritik seviyeye geliniyor.
Weird and borderline psychopathic.
Garip ve sınırsız psikopatlık.