Примеры использования: bolster

She was trying to bolster our power reserves with captured energy from other universes.
Öteki evrenlerden enerji yakalayarak, bizim güç rezervlerimizi desteklemeye çalışıyordu.
We'll bolster him up, though.
She knows that, without a body, he needs a confession to bolster his case to the jury.
Biliyor ki, ceset olmadan juri karsisinda kendi davasini destekleyecek bir itirafa ihtiyaci var.
-Pivot bolster columns.
- Destek sütunlarını çevir.
In any case, it'll help bolster the results of the false positive on her drug test.
Her halükarda yanlış pozitif kan testi sonuçlarını destekleyecektir.
Which we have been brought in to bolster.
Ki buraya destek olmak için getirildik.
Acquiring the partnership of a plantation the size of Mr. Underhill's could help bolster commerce on my side of the island.
Bay Underhill'in ortağıyla edindiğim etki alanı adanın benim tarafımdaki ticaretini destekleyebilir.
Which is why I decided to bolster your team.
Bu nedenle ekibinize destek çağırmaya karar verdim.
I cannot afford to bolster these perceptions.
Bu düşünceleri güçlendirmeyi göze alamam.
I always sleep on my side and hug a bolster pillow
Uyurken devamlı yan dönerim ve yastığa sarılırım.
Surely, he does everything in his power to bolster his defenses, rectify his weaknesses.
Eminim savunmasını güçlendirmek ve zayıflıklarını düzeltmek için elinden gelen her şeyi yapmıştır.
Moreover, I've a habit of hugging a bolster.
Yastığa sarılıp uyuma gibi bir alışkanlığım var hem.
This will only serve to bolster the prosecution.
"Bu yalnızca Savcılığın elini güçlendirecektir.
- And the bolsters?
She's hoping to bolster relations with India.
Bunun Hindistan ile olan ilişkilerimizi güçlendireceğini düşünüyor.
You forgot my custom bolsters.
Özel yastıklarımı unuttun.