Примеры использования: boarding

What do you think about boarding school?
Yatılı okul konusunda ne düşünüyorsun?
My brother and I helped my mom run a boarding house.
Kardeşimle birlikte anneme pansiyon işletmesinde yardım ederdik.
Get on board.
- Vagon'a binelim.
All passengers, prepare for boarding.
Tüm yolcular derhal biniş için hazırlansın.
You need a boarding pass.
Uçuş kartınız olmalı.
It was a boarding school for difficult children.
Zor öğrencilerin olduğu bir yatılı okuldu.
The lady who carried these dishes in is a frugal, hardworking soul who's managed to support herself by running this boarding house.
Bu tabakları içeri taşıyan bayan tutumlu, çalışkan biriydi, bu pansiyonu işleterek geçimini sağlıyordu.
He could board my streetcar any time.
Tramvayıma istediği zaman binebilirdi.
This is the boarding call for flight 009.
009 no'lu uçuş için biniş çağrısı.
-Your boarding pass?
- Uçuş biletiniz?
Our kids are in boarding school.
Çocuklar yatılı okulda kalıyor.
This was a boarding house.
Eskiden burası pansiyondu.
When is this plane going to board?
Uçağa ne zaman bineceğiz?
All passengers prepare for immediate boarding.
Tüm yolcular derhal biniş için hazırlansın.
You must have your boarding pass...
Uçuş kartınız olmalı...
They'll ride horses at boarding school.
- Yatılı okulda ata binecekler zaten.