Примеры использования: bitterly

His wife complains bitterly about it.
Karısı inim inim inliyor, çok şikayetçi.
I'm sure he's regretting it bitterly this morning.
Bu sabah yaptığı şeyden bin pişman olmuştur eminim.
And one day you will bitterly regret your meddling.
Ve bir gün burnunu soktuğun için çok pişman olacaksın.
Look here, I'm sure it was a moment of madness, and she regrets it bitterly.
Beni dinle, bir çılgınlık ânında yaptığından ve şimdi çok pişman olduğundan eminim.
Bitterly sorry.
Hem de çok.
- Now I bitterly repent writing that book.
- Şimdi ise, o kitabı yazdığım için pişmanım.
Life can be bitterly cruel.
Hayat çok acimasiz olabiliyor.
I regret it bitterly and will never do it again.
Çok pişmanım, bir daha asla yapmayacağım.
These clouds start off their lives bitterly cold, with temperatures hundreds of degrees below zero Fahrenheit.
Bu bulutlar yaşamlarına, sıfırın altında yüzlerce Fahrenayt derecelik acı bir soğukla başlar.
I assume old Lady Grantham is still bitterly opposed'?
Varsayıyorum ki Yaşlı Leydi Grantham fena şekilde karşı çıkıyor.
But do they not often suffer bitterly?
Ama onlar sık sık acı çekmiyorlar mı?
And it was bitterly cold.
Ve kötü şekilde üşüttü.
Do you know why is she crying so bitterly?
Onun neden ağlayıp acı çektiğini biliyor musun?
There's no doubt that my wife was bitterly jealous.
Şuna şüphe yok ki karım kesin bir şekilde kıskançtı.
Those who commit suicide repent it bitterly after death.
Böyle acı verici intiharların geri dönüşü olmaz.
In january there came bitterly hard weather.
Ocak ayında hava şartları çok zorlaşmıştı.