Примеры использования: believe

So, you believe your son is... erm, a saint?
Oğlunuzun bir aziz olduğuna mı inanıyorsunuz?
I believe so.
I believe in you.
Today, we believe the void contains nature's deepest secrets.
Bu gün,"boşluk"un doğanın en derin sırlarını barındırdığına inanıyoruz.
I believe this is appropriate.
Bunun uygun olduğunu düşünüyorum.
You do not believe me?
Bana güvenmiyor musun?
- You believe that Madame Iris Russell, she committed suicide?
- Iris Russell'ın intihar ettiğine mi inanıyorsunuz?
What could she believe?
The people believe in you.
Halk sana güveniyor.
You believe in Tarmackers with kidnapped kiddies in their van!
Siz sadece çuvala tıkıp, minibüsüyle çocukları kaçıran asfalt işçilerine inanırsınız!
You believe reports false?
Raporların doğru olmadığını mı düşünüyorsun?
- I believe in us.
- Ben bize güveniyorum.
Like I don't believe Justine Chapin's a virgin.
Justine Chapin'in bakire olduğuna inanmadığım gibi.
I believe this might help.
Bunun yardımı olacağını düşünüyorum.
We believe in you, Homer.
Sana güveniyoruz, Homer.
I do not believe that Mademoiselle Celia Austin was a kleptomaniac.
Ben Matmazel Celia Austin'in kleptoman olduğuna inanmıyorum.