Примеры использования: behaviour

It has behaviour.
Bir davranış şekilleri var.
Most of his behaviour was asinine, but at least he was different.
Tavırlarının çoğu aptalcaydı, ama... en azından farklıydı.
- Yeah, but they haven't studied behavior.
Evet, ama davranışsal psikoloji eğitimi alan tercümanlarımız yok.
Behaviour patterns are taught.
Davranış şekilleri, öğrenilir.
How does thee pledge their behaviour?
- Tavırlarına nasıl kefil olacaksın?
The behavior problems, the physical changes, but we had no idea what we were looking at.
Davranışsal sorunlar, fiziksel değişiklikler, ama neye bakacağımızı bilmiyorduk.
Because of your behaviour.
Senin davranışın yüzünden..
This is less about appearance than behaviour.
Bu görünüşünden çok tavırların hakkında.
All I know is his behaviour at that kid's funeral was a disgrace.
Benim bildiğim o çocuğun cenazesindeki tutumunun çok ayıp olduğu.
And I expect you to be on your best behavior.
Orada çok uslu davranmanı istiyorum.
It took us months to break him of that behavior.
Bu alışkanlığını bıraktırmamız aylarca sürmüştü.
And a century of good behaviour hasn't changed your mind?
Ve bir asırlık iyi tutumumuz fikrinizi değiştirmedi mi?
You make me promise to be on my best behavior around your girlfriend, yet, you have been lying to her since day one.
Kız arkadaşının yanında en güzel şekilde davranmam için bana söz verdiriyorsun ama kendin ona ilk günden beri yalan söylüyorsun.
So, Adrian's foster parents said that he's been sleeping in the closet-- an old behavior of his.
Adrian'ın üvey ailesi onun dolapta uyuduğunu söylediler eski bir alışkanlığıymış.
But the only known side effect is aggressive behaviour that requires constant feeding to maintain a higher metabolic rate.
Tek yan etkisi, daha yüksek bir metabolizmayı doyurmak için hep avlanmalarını sağlayan saldırgan tutumları.
So, I want you all to be on your best behavior, especially you, Bart Simpson.
Bu yüzden hepinizin en iyi şekilde davranmanızı istiyorum özellikle sen, Bart Simpson.