Примеры использования: been

all I could think was...
Tek düşünebildiğim şey böyle olmadığıydı.
So why are you walking in circles so late at night?
Ne diye durmadan olta atıp duruyordun?
Alison was offered a plea bargain.
Alison'a ceza indirimi için bir teklifte bulunuldu.
Should it be left unguarded, an alarm goes off... that brings all the cops running for miles around.
Nöbette olmadıklarındaysa alarm devreye giriyor çaldığında da civardaki tüm polisler anında mekâna doluşuyor.
Came to be.
They might be closer.
Eve bizden önce varabilirler.
Thisatient's value as a research subject can't be overstated.
Araştırma konusu olarak bu hastanın değerleri abartılmış olamaz.
£5 was subscribed.
5 pound bağışta bulunuldu.
I.T.R. Reports need to be signed by you as chief resident.
I.T.R. raporlarında baş asistan olarak imzan gerekli.
Let it be.
Be there before sundown.
Güneş batmadan varırız.
In recent years, ears have proven to be a more unique I.D. than fingerprints.
Son yıllarda kulakların kimlik belirlemede parmak izlerinden daha yararlı olduğu kanıtlandı.
I figured breakfast was as good a time as any to get the lay of the land.
Kahvaltının içinde bulunulan duruma göre tam vaktinde geldiğini anladım.
All that matters is who is in the family... and who is out.
Asıl önemli olan şey, kimin aileden olup kimin olmadığıdır.
To be is to be perceived.
Var olmak algılanmak demektir.
And your point would be?
Nereye varmaya çalışıyorsun?