Примеры использования: bank

Mikami went to the bank...
Mikami bankaya gitti.
"After becoming lost in a thick cloud bank, the plane was never heard from again."
Yoğun bulut kümesinde kaybolan uçaktan bir daha haber alınamadı.
After leaving the hideout, I looked towards the bank and saw Yuuki sitting there, facing the river.
Barınaktan çıktıktan sonra nehrin kıyısına doğru bakmış ve Yuuki-san'ı yalnız başına otururken görmüştüm.
You see, it has a bank of computers.
Görüyorsun, bilgisayar yığınları var.
You want to bank on a certainty?
Kesin olan bir şeye para yatırmak ister misin?
What will I take the bank for?
Bankoyu ne için alacağım?
To track your movements in the West Bank.
Batı Şeria'daki hareketlerini izlemek için.
Bank shot!
Sahil vuruşu!
We all make bank.
Hepimiz banko yapıyoruz.
I met up with him in the West Bank.
Batı Şeria'da onla buluştum.
To get to the fish first, the dolphins drive themselves high up the bank.
Balığı daha önce yakalamak için yunuslar kendilerini sahilin ilerisine doğru atıyorlar.
Why did Richard use a DCT filter bank?
Sence Richard neden DCT filtre öbeği kullandı?
God, I love Goliath National Bank!
Tanrım, Goliath Ulusal Bankası'nı seviyorum!
Starship, phaser banks...
Yıldız gemisi, fazer kümeleri.
Young Katyusha stepped up on the high bank
Belirdi kıyıda Katyuşa,
To bank profits, pay tribute, mostly to see my boy.
Yığın kazancı, vergi ödemek, daha çok oğlumu görmek için.