Примеры использования: bangladesh

In Bangladesh the Ganges and Brahmaputra rivers join to form the world's biggest.
Bangladeş'te Ganj ve Brahmaputra nehirleri birleşerek, dünyanın en büyük deltasını oluşturur.
Garment workers in Bangladesh paying the price for cheap clothing.
Ucuz giyimin bedelini Bangladeşli işçiler ödüyor.
I thought you were going to Bangladesh.
- Bangladesh'e gideceğini sanıyordum.
Goddamn travel agent sold me a package to club med Bangladesh, so, hard pass.
Lanet seyahat acentesi Bangladeş için tatil paketi kakalamıştı bana, aman kalsın.
Nlade by poor kids in Bangladesh, you know '?
Bangladeşli fakir çocuklar tarafından yapıldığını biliyor muydun?
You've seen it in Bangladesh, you know that's not true.
Bangladesh'te görmüştün ve doğru olmadığını biliyorsun.
It's-- tomorrow I could wake up a dirt farmer in Bangladesh.
Yarın Bangladeş'te pis bir çiftçi olarak uyanabilirim.
Yeah, well, until the last decade or so, few locals traveled and ever fewer tourists visited Bangladesh.
On yıl öncesine dek çok az Bangladeşli yolculuk yapıyordu ve turistler onlardan da azdı.
The Concert for Bangladesh.
Bangladesh için yapılan konser.
"Led a group of surgeons to fix cleft palates in Bangladesh"?
Bangladeş'te çok sayıda yarık damak tedavisi için bir grup cerrahı yönetti.
We can't have some hard-working refugee from Bangladesh going tipless.
Çok çalışan Bangladeşli bir göçmenin bahşişsiz kalmasını istemeyiz.
Remember bangladesh?
Bangladesh'i hatırladın mı?
I'm a trained surgeon with a medical degree from Chittagong, Bangladesh.
Bangladeş'in Chittagong şehrinde tıp okumuş eğitimli bir cerrahım.
As much as a guy earns in Bangladesh for a whole month.
Neredeyse Bangladeşli birinin bir aylık kazancı.
I was in Bangladesh.
- Bangladesh'e gittim.
- It's Bangladesh out there, Jerry.
-Dışarısı Bangladeş gibi Jerry.