Примеры использования: baggage

- Baggage handlers.
-Bagaj görevlileri yani.
We all have our baggage.
- Hepimiz yükümüzü aldık.
What is the baggage status?
Bagajların durumu nedir?
The baggage car.
Yük vagonu.
I dropped offthat baggage rack on the train.
Trendeki bagaj rafından düşüp, beyin üstü çakıldım.
With less baggage.
Hem de daha az yük getireninden.
I'll see you at baggage claim.
Bagajda görüşürüz.
Her baggage, her karma...
Onun getirdiği yük, karması...
Because I'm sure you guys lost the baggage.
Çünkü eminim ki, valizimi kaybetmiştiniz, değil mi?
Here's the baggage.
Sen hatta bavulunu mu getirdin!
My baggage already went through.
Valizimi zaten kontrol ettiler.
Unattended baggage will be destroyed.
Sahipsiz bavullar yok edilecektir.
When we picked up our baggage here.
Burada valizlerimizi alırken.
Find your baggage on the platform.
Platformda bavullarınızı bulunuz.
Baggage claim ticket for a trip to Portland, Oregon, four years ago.
Dört yıl önce Portland, Oregon'a yaptığı bir seyahatten valiz fişi.
Smash your baggage, mister?
Bavulunu ben alırım.