Примеры использования: bad

Smelly, smelly, smelly Really bad smelling smelly cat
Kokan, kokan, kokan Gerçekten kötü kokan, kokan kedi
You know, that's bad for the paper tray.
Bu kağıt tutacağına zararlı olabilir.
Now... don't take this the wrong way, but being young and personable, and saying bad words on TV just is not going to cut it right now, trust me.
Yanlış anlama ama genç olmak güzel olmak, televizyonda küfürlü konuşmak problemlerimize çözüm olmuyor, inan.
Thought I'd take that bad boy for a spin.
Yaramazı bir yürüyüşe çıkarayım diyorum.
What bad crowd?
- Sorunlu derken?
I'm not saying this to make you feel bad.
Beni rahatsız ediyorlar -bıçaklıyorlar- demek değil bu tabii.
If anyone complained twice, they got hit so bad they never complained again.
Şikâyetçi olacak olanlar öyle sert karşılık görürlerdi ki bir daha şikâyet edemezlerdi.
You came in with bad stats,
Sahte istatistiklerle geldin.
This is not bad.
Hiç de fena olmadı.
I feel really bad.
Berbat hissediyorum.
They were victims of bad judgment, of misguided energy, of the threats that face youth.
Kem yargının, saptırıcı enerjinin ve gençlik çehresi tehditlerinin kurbanı oldular.
Such bad manners;
She can't come back to bad cheesecake.
Bozuk peynirli kek istemez.
My bad behaviour is my own doing.
Olumsuz davranışlarım beni ilgilendirir.
Water and electricity, bad mix!
Su ve elektrik feci karışımdır.
Cold sores, gum line recession, bad teeth.
Uçuklar, dişeti çekilmesi, çürük dişler.