Примеры использования: avoidance

the time paradox avoidance enforcement squadron!
Zaman Paradoksunu Önleme Güvenlik Timi!
I thought we were past the avoidance stage.
Birbirimizden kaçma döneminin bittiğini sanıyordum.
We'll tie up all vehicles' on board computers with accident-avoidance processes.
Bütünleşik bilgisayarı olan tüm vasıtaları kaza önleme işlemine iliştireceğiz.
Ryan, I think your inability to confront Carrie is symptomatic of a larger avoidance issue.
Ryan, bence Carrie ile yüzleşememen daha büyük bir kaçma sorununun belirtisi olabilir.
This is avoidance!
Bu yaptığın kaçınmak!
It's called avoidance, and it's terrific.
Buna kaçış diyorlar, ve müthiş.
You have avoidance issues.
Zoru görünce kaçma sorunun var.
Only avoidance.
Yalnızca kaçınmak vardır.
Grief avoidance can lead to all sorts of anxiety disorders, which can manifest into physical illness.
Acılardan kaçınmaya çalışmak her türlü anksiyete bozukluğuna yol açabilir ki bu da fiziksel bir hastalığa dönüşebilir.
Showing signs of avoidance.
Kaçış belirtileri gösteriyor.
Avoidance is what this family does best, anyhow.
Kaçınmak bu ailenin yaptığı en iyi şey nasılsa.
-That's avoidance.
-Bu bir kaçış.
Are you using work as an avoidance technique?
Yoksa işini bir kaçma yöntemi olarak mı kullanıyorsun?
So last night, I paid particular attention to her range of movement, her avoidance of certain positions...
Bu yüzden dün gece, Hareket dizisine özellikle dikkat eetim, belli pozisyonlardan kaçınmasına...
Textbook avoidance techniques...
Klasik kaçış teknikleri.
See, my relationship with my dad is based on a mutual avoidance of conflict.
Bak, benim babamla aramdaki ilişkim karşılıklı çatışmaktan kaçınma üzerine kurulu.