Примеры использования: avoid

- Definitely avoid that.
- Kesinlikle önlemeliyiz.
Maybe this time we can avoid all the drama.
Belki de bu sefer dramı engelleyebiliriz.
Or a way for you to avoid her?
Ya da ondan uzak durmaya çalışıyorsun?
Got to avoid my natural habitat.
Doğal ortamımdan uzaklaşmam gerekiyor.
How did I avoid that?
- Nasıl savuşturdum bunu?
You got to get the cage open, trick my bro back into it... and, uh... oh, yeah... avoid Michael and the God squad.
Kafesi açıp onu oraya çekmeli ve Michael'la tanrının adamlarını atlatmalısınız.
You avoid my gaze.
Bakışlarımdan kaçıyorsun.
To avoid getting fired.
Kovulmaktan kaçınmak için yani.
Trying to avoid pain.
Acı çekmekten kaçıyor.
Don't avoid the question.
Sorudan kaçınmaya çalışma.
He must avoid the stabbing tusks if he's to win.
Kazanmak için, deniz aygırının dişlerinden sakınmalı.
I can't stress enough how much you gotta avoid the red meat.
Mr. Hogan kırmızı etten kurtulmanız gerektiğinin stresini daha fazla çekemem.
And I got to think he'd be better off if he'd come in here sooner instead of trying to avoid you.
Seninle karşılaşmamak için hastaneye gelmeyi ertelemeseydi şimdi çok daha iyi olurdu.
He did it to avoid change.
Değişimi önlemek için yaptı.
We did have some very difficult times, like a few years ago, but we've managed to avoid the things that really get people too touchy.
Çok zor zamanlarımız da oldu, mesela birkaç yıl önce, ama bir şekilde insanların birbirine girmesini engelledik işte.
We avoid each other.
Birbirimizden uzak duruyoruz.