Примеры использования: audience

You are the strangers who requested an audience, are you not?
Sizler resmi görüşme isteyen yabancılarsınız, öyle değil misiniz?
Know your audience.
Seyircini tanı.
Those who want to spend money but don't have a lover, and those that just watch a special program on TV ...can't we have them as our target audience?
Sevgilisi olmayan ama para harcamak isteyenler ya da evde TV izlemek isteyenler hedef kitlemiz olamaz mı?
Certainly not the guys in the audience.
Özellikle de kalabalıktaki erkekler tarafından.
Not yet, but we're shortly granting him an audience.
Daha değil ama ona bir resmi görüşme lütfunda bulunuyoruz.
You have quite an audience.
Çok seyircin var.
There's a lot of work to do, but you certainly knew how to play to your audience.
Yapacak çok iş var ama kitleye oynamayı bildiğin kesin.
For my next trick I need a volunteer from the audience!
Sıradaki numaram için kalabalıktan bir gönüllü gerek.
I see some of our regulars in the audience.
Her zamanki izleyicilerimizi görüyorum.
Can you explain to our audience just what a monopole is?
Dinleyicilerimize "Tek Kutup"un ne olduğunu anlatabilir misiniz?
We should adapt for our audience, yes.
Göze hitap etmeliyiz, evet.
No, we'll grant him an audience as soon as possible.
Hayır, onu mümkün olduğunca kısa süre içinde huzura kabul edeceğiz.
For an audience with the queen, yes.
Kraliçe karşısındaki izleyici için, evet.
Something that won't insult the intelligence of the audience.
Dinleyicilerin zekalarına hakaret etmeyecek türde bir şey.
There goes the entire audience for our calendar... ..and they got it for free!
Bu takvim, sonunda hitap ettiği insanlara ulaştı ama bedavaya!
Sultan Hatice requests an audience.
Hatice Sultan, huzura kabulünü bekler Hünkâr'ım.