Примеры использования: ask

- No, Verrazano Salvage, ask for Gene.
- Verrazano Salvage, Gene'i sor.
May I ask you something, Judy?
Judy, sana bir soru sorabilir miyim?
A man must ask forgiveness.
Bir adam af dilemeli.
I don't ask anybody else to do it, you know.
Bunun için kimseye danışmıyorum.
I only don't ask because being rejected... gets old.
Bunu sormuyordum, çünkü yaşlandıkça reddediliyor.
-Otherwise I ask someone.
- Sorun olursa birine sorarım.
I'll ask the head of the ACLU.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliğine başvuracağım.
Of each particular thing, ask what is it in itself?
Her ayrı parçanın içinde ne barındırdığını sorgula.
I can't ask you to delay intercepting those asteroids.
O asteroitlere müdahele etmeni ertelemeni isteyemem senden.
To be young and sought after and asked out...
Genç olmak, gözde olmak ve aranılan olmak...
And who better to ask than the Ice Queen herself?
Bunun için bizzat Buz Kraliçesi'ne başvurmak gibisi var mı?
- Don't you even ask?
Hiç sorgulamaz mısın?
Friends enough to ask them for 100 G's. each.
Kişi başı 100.000 dolar isteyebilecek kadar yakınız.
Now close your eyes, and we will ask for forgiveness together.
Şimdi gözlerini kapat birlikte onlardan af dileyeceğiz.
I can always ask Mrs Jenkins, if I'm mistaken.
Fakat yanılırsam Bayan Jenkins'e danışırım.
They should ask a man like General McKee or Johnnie Raymond.
General McKee ya da Johnnie Raymond gibi birine sormaları gerek.