Примеры использования: ashore

We managed to swim ashore.
Kıyıya kadar yüzmeyi başardık.
Nohara rarely sets foot ashore.
Nohara nadiren karaya çıkıyor.
The boat will wash ashore eventually.
Tekne eninde sonunda kıyıya vuracaktır.
One day ashore.
Karada bir gün.
Everyone else is already ashore.
Diğer herkes zaten sahildeydi.
- Go ashore and do what?
- Kıyıdan gidip ne yapacaksın?
How came we ashore?
- Karaya nasıl çıktık?
Some of it might have drifted ashore
Belki bir kısmı kıyıya vurmuş olabilir.
What am I bringing ashore?
Karaya ne çıkaracağım?
They're coming ashore.
Sahile geliyorlar.
Don't let them get ashore!
Kıyıya çıkmalarına izin vermeyin!
But days later we come ashore.
Ama günler sonra karaya çıktık.
The barrels floated ashore.
Fıçılar kıyıya vurmuş.
She may have been put ashore.
Onu karaya çıkartmış olabilirler.
Head ashore!
Doğruca sahile!
They died attempting to swim ashore.
Kıyıya yüzmeye çalışırken ölmüşler.