Примеры использования: arrogance

That and arrogance.
Bir de kibir.
Your voice is different and yet its arrogance is unchanged.
Ses tonun farklı olsa da küstahlığı hâlâ değişmemiş.
I lack the arrogance to ignore details
Detayları gözardı etme kibrinden yoksunum.
I don't understand why you're butting in on my patient outside of your usual arrogance and God complex.
Küstahlığının ve Tanrı kompleksinin dışında, hastamın işine burnunu sokmanı sağlayacak bir sebep göremiyorum.
- I just follow the scent of arrogance.
- Sadece kibrin kokusunu izliyorum.
Okay, so you think when a woman asks to be treated with respect, that's arrogance?
Bir kadın saygı görmek istediğinde bu küstahlık mı oluyor?
The arrogance that typifies their kind.
Kibir, türlerinin belirgin bir özelliği.
I think it's arrogance.
Bence bu küstahlık.
Arrogance has to be earned.
Kibirlilik hak edilmelidir.
The arrogance is yours.
Kibirli olan sensin.
Your arrogance is nearly as great as your ignorance.
Kibirliliğin, cahilliğin kadar büyük.
Ah...the arrogance of youth.
Kibirli gençler.
I must ask you and your crew to respect, or at least tolerate, their arrogance.
Saygı göstermenizi, en azından kibirliliklerini hoş görmenizi rica ederim.
Still got that arrogance bug, I see.
Hala kibirlisiniz, gördüğüm kadarıyla.
They must continue to bear the arrogance of the Tok'ra?
Tok'ra'nın kibirliliğine katlanmaya devam etmelerini mi?
He had the arrogance to display it in full view.
Bunu tamamen göstermek için çok kibirliyi.