Примеры использования: arrivals

Their arrival is in the offing.
Varışları çok yakın.
Even before your arrival, they plotted against her.
Siz gelmeden önce bile kuyusunu kazmaya çalıştılar.
Their arrival signals the end of all regal cooperation.
Onların gelişi bu şahane işbirliğini sonlandırır.
Vindicators, prepare for arrival.
- Aklayıcılar, varış için hazırlanın.
Mr. Pinkman was under the impression that the phenylacetic acid would already be synthesized upon his arrival.
Bay Pinkman fenilasetik asidin kendisi gelmeden evvel çoktan sentezlenmiş olacağını düşünmüş.
The arrival of the janitors.
Hizmetlilerin gelişi!
To honor the arrival of our foreign friends- and enemies-
Yabancı dostlarımızın - ve düşmanlarımızın- varışını onurlandırmak için...
'The arrival of the police made us realise this was no idle threat.'
Polisin gelmesi bunun boş bir tehdit olmadığını anlamamızı sağladı.
Its arrival shook up the little village of Nakhla.
Bu kayanın gelişi, Nakhla köyünü allak bullak etti.
The average arrival time for a London ambulance is...
Londra'da bir ambulansın ortalama varış süresi...
-He was shot previous to your arrival?
- Yani sen gelmeden önce vurulmuştu.
They made no attempt to conceal their arrival.
Gelişlerini saklama gereksinimi duymadılar.
They're announcing their arrival, they're coming.
Varışlarını haber veriyorlar, buraya geliyorlar.
But the real show begins with the arrival of spring.
Ama asıl gösteri baharın gelmesi ile başlar.
Meet them and hasten arrival.
Onları karşıla ve gelişlerini hızlandır.
It times its flowering perfectly to match the arrival of monarch butterflies migrating here from Mexico.
Çiçek açma zamanını Meksika'dan buraya göç eden kral kelebeklerin varışı ile aynı zamana denk getirir.