Примеры использования: aren

Well, summer, maybe people that create things aren't concerned with your delicate sensibilities, you know?
Summer, belki bir şeyler yaratan insanlar senin narin duyarlılıklarınla ilgilenmiyordur, değil mi?
Besides,a sniper is a professional marksman.These guys aren't snipers.
Ayrıca keskin nişancılar profesyonel atıcılardır, bu adamlar keskin nişancı değil.
Okay, well, hot water bottles aren't sterile, so what else do we have that's warm?
Tamam, iyi, sıcak su şişeler , steril değil bu yüzden bu sıcak başka ne var?
These aren't L.A.-area cases.
Bunlar Los Angeles vakaları değil.
That's cool for you la do that for her, because people often aren't who they say they are, you know?
Onun için bunu yapman çok hoş..., ...çünkü genelde bilirsin insanlar söyledikleri kişi değildir.
If naturally formed black holes aren't scary enough... what about a black hole factory?
Eğer doğal olarak oluşmuş kara delikler yeterince korkunç değilse, kara delik fabrikasına ne dersiniz?
Sometimes I think Polly's sweetness and purity aren't genuine at all but a desperate attempt to make it easier for us to look at her."
Bazen Polly'nin tatlılığı ve saflığının gerçek olmadığını ona bakmamız için çaresiz bir çaba olduğunu düşünüyorum."
Aren't you, T.J.?
Öyle değil mi T.J.?
Well, amusing as the mute game invariably is, you are aware, John, that I detest you, aren't you?
Her zaman için sessiz kalma oyunu kadar eğlendiricidir biliyorsun, John, senden nefret ediyorum, farkında değil misin?
Now, speaking of parents and peaking of bullshit - two ideas which aren't always mutually exclusive, by the way -
Ebeveynlerinizden ve zirve yapan zırvalardan bahsetmişken ki bu iki olgu birbiriyle çelişkili değildir.
Not just like, there aren't any jobs, but like, there are totally, quite literally, no jobs.
Hiç iş yok gibi değil tam olarak iş yok.
Wow, we really aren't in L.A. anymore.
Artık Los Angeles'ta değiliz cidden de.
Those aren't imaginary Orcs that your grandmother told you about, to lull you to sleep, sweetheart.
Bunlar ninenin sen uyurken anlattığı hayali orklar değil,tatlım.
- I compared the hand size, and, uh, the prints aren't eiger's, man.
- Ben el boyutlarını karşılaştırdım, ve, ıh, o izler Eiger'ın eline ait değil, dostum.
Aren't most shark's teeth that are sold commercially fossils that have lacquer preservative?
Ticari olarak satıIan köpekbalığı dişlerinin çoğu... vernikle kaplı değilmi?
And Garth's fingerprints aren't a match to anything we found in the bathroom or on the victim's earring.
Garth'ın parmak izleri küpede ya da tuvalette bulduğumuz diğer izlerle eşleşmedi.