Примеры использования: areas

Not my area.
Benim alanım değil.
Accounts of unidentiHed coloured lights hovering in the skies... _.were reported in this area last night.
Bu yörede dün gece gökte süzülen tanımlanmamış renkli ışıklar hakkında çok sayıda rapor geldi.
It is a lot in a confined area.
Kapalı mekanda çok boğucu oluyor.
Its siblings are already busy exploring the area.
Kardeşleri halihazırda etrafı keşfetmekle uğraşmaya başladı bile.
Humanoid unauthorised in restricted area.
Yasaklı bölgede yetkisiz insan türü.
The surface area of the Kara Sea, three hundred and fourty thousand square miles.
Kara Denizi'nin yüzölçümü 880.000 km² dir.
No horseplay in the pool area.
Havuz civarında şakalaşmak yok.
Target area confirmed clear.
Tekrar ediyorum, hedef alanı temiz.
Repeat, restricted area.
Tekrar ediyorum, yasak bölge.
Japan's total area is slightly smaller than the U.S. state of Montana.
Japonya'nın yüzölçümü Montana eyaletinden biraz küçüktür.
Get men at all the area hospitals.
Civardaki bütün hastanelere ekip gönderin.
Target area is clear.
Hedef alanı temiz.
Even the rope appears to be made of a hemp indigenous to that area.
Hatta halat da yöreye özgü kendirden yapılmışa benziyor.
Is this his only work area?
Çalıştığı mekan buradan mı ibaret?
I checked all area hospitals, police stations.
Etraftaki tüm hastane ve karakollara baktım.
This area isn't safe.
Bu bölge güvenli değil.