Примеры использования: arcane

The more ancient and arcane, the better.
Ne kadar eski ve gizemli ise o kadar iyi.
Well, it's from a very obscure, very arcane version of Revelations.
Kehanetlerin belirsiz ve gizli parçalarından biri.
Arcane is here.
Esrarlı burada.
The unexpected fog looks like the work of divinity, and it even looks arcane.
Bu ardı kesilmeyen sis Tanrı'nın iç çekişiymiş gibi oldukça da gizemli...
It's so arcane, brutal.
Bu çok gizli, çok zalimce.
What happens when arcane kills someone?
Esrarlı birini öldürdüğünde ne olur?
Richard is known as a collector of the arcane and supernatural.
Richard, gizemli ve doğaüstü eşyaların koleksiyoncusu olarak bilinir.
But the vice president apparently maintains... that congressional oversight is an arcane notion.
Ama görünüşe göre Başkan Yardımcısı kongreye ait gizli bilgileri koruyor gibi görünüyor.
One of Capt Okona's pursuers is an outraged father with a heartfelt, if arcane, sense of righteousness.
Kaptan Okona'nın takipçilerinin birisi doğal ama bir o kadar da... esrarlı bir dürüstlük hissine sahip öfkeli bir baba.
Are you telling me that God guided my finger to that target for some... arcane scriptural purpose?
Söylemeye çalıştığın, Tanrı'nın, gizemli bir kutsal amaç için parmağımı o hedefe yönlendirdiği mi?
In London, we've undertaken exhaustive studies of even the most arcane topics.
Londra'da en gizli konuları bile ayrıntılı şekilde çalışırız.
Why do you call yourself arcane?
Neden kendine "Esrarlı" diyorsun?
I am still the man whose wit conquered knowledge arcane and words ruled courts and kings.
Ben hâlâ, gizemli nilgilerin saraylar ile krallara hükmeden sözlerin sahibiyim.
She was schooled in arcane sciences.
Gizli bilimlerin eğitimini gördü.
He specializes in arcane materials.
Esrarlı nesneler konusunda uzman.
Mother has an arcane view of married life.
Annemin evlilik hayatına gizemli bir bakışı var.