Примеры использования: apathetic

This school is apathetic.
Bu okul çok kayıtsız.
Apathetic hyperthyroidism.
Duygusuz hipertiroidizm.
I mean, at least they aren't apathetic, right?
Yani en azından duyarsız değiller.
My daughter says I'm apathetic.
Kızım ilgisiz olduğumu söylüyor.
They're apathetic.
Onlar soğuk.
By the early '70s, the guy decides people have become either too extremist or too apathetic to listen.
Adam 70'lerin başında insanların dinleyemeyecek kadar kayıtsız... ya da aşırılık yanlısı olduğuna karar veriyor.
I have a horrible feeling that I'm a greedy, perverted, selfish, apathetic, cynical, depraved, morally bankrupt woman, who can't even call herself a feminist.
Kendimi sapık,bencil,açgözlü biri gibi hissediyorum ahlaksız,duygusuz,küçümseyen moralmen çökmüş ve kendine bile feminist diyemeyen birisi
This school is filled with apathetic mouth-breathers.
Bu okul duyarsız boş beyinlilerle dolu.
April and Tom started out as two of the most apathetic people I had ever met.
April ve Tom başladıklarında tanıdığım en ilgisiz insanlardı.
Everyman victim Of an apathetic world.
Soğuk dünyanın sıradan bir kurbanı.
Teachers apathetic.
Kayıtsız öğretmenler.
Well-fed and apathetic.
Karnı tok ve duygusuz!
Sectors of the population that were usually passive and apathetic became organized, active, started pressing their demands.
Halkın genelde pasif ve duyarsız olan kesimleri, örgütlendiler, faal oldular, taleplerini zorlamaya başladılar.
But don't tell him I said that, because I'm trying really hard to appear apathetic.
Ama bunu dediğimi ona söyleme sakın çünkü ilgisiz görünmeye çalışıyorum.
She wasn't just apathetic, she was hostile.
Sadece soğuk değildi, düşmanca davrandı.
You're so apathetic, you let it fall apart.
O kadar kayıtsızsın ki, dağılmasına izin verdin.