Примеры использования: antique

We were walking by this antique store.
Antikacının önünden geçiyorduk.
I dreamt that I owned an antique bicycle repair shop.
Rüyamda antik bir bisikletçi dükkanım olduğunu gördüm.
Yeah, gifting antique medical texts.
- Evet antika tıp kitapları hediye etmek.
Then it wound up in that antique shop.
Sonra o antikacıda ortaya çıktı.
And smashed a ten-foot antique mirror.
Ve antik bir aynayı parçaladın.
It sure is an antique.
Antika olduğu su götürmez.
He works at an antique store in the west 30s.
Batı 30. caddedeki antikacının sahibi.
My precious, antique cans.
Kıymetli, antik kutularım.
A violent antique show...
Şiddetli bir antika şovu.
Nineteenth century ottoman in an antique shop.
Bir antikacıdaki, 19. yüzyıldan kalma divan oluyor.
Antique vintner's cane.
Antik vintner bastonu.
- Machine is an antique.
- Makine antika olmuş artık.
Yeah, or, uh, you know... antique shop, full of old stuff.
Evet ya da birçok eski şey olan antikacı.
Antique bayonets.
Antik süngüler.
To the antique store.
Antika dükkanına!
The same antique shop where Neal got his gun.
Neal'ın silahını aldığı antikacı.