Примеры использования: analog

Put the cheater on a somatostatin analogue to clear it out of his system, send him back to his football game.
Hilebaza steroidi vücudundan atmak için somatostatin analoğu verip futbol maçlarına geri gönderin.
You're just an analogue guy in a digital world, aren't you?
Sen bu dijital dünyaya sıkışmış, bir analogsun, değil mi?
I always did like analogue.
- Her zaman analoğu daha çok sevmişimdir.
Can you get me the original analogue surveillance footage?
Orijinal, analog takip kaydını bulabilir misin?
Not bad for an analogue guy, huh?
Analog bir adam için fena değil, ha?
But an analogue man in a digital world.
Ama dijital dünyada analog bir adam.
Eddie, your old analogue system depended on videotape... to analyse current threats and archive past events.
Eddie, sizin eski analog sisteminiz, mevcut tehlikeleri analize ve geçmiş olayları arşivlemeye yarayan video kaset üstüne kurulu.
I'm an analogue man in a digital world, Karen.
Dijital bir dünyadaki analog bir adamim Karen.
There's no analogue to this in Federation technology.
Federasyon teknolojisinde bunun bir benzeri yok.
He knew he was making an analogue of GHB.
GHB'nin benzerini yaptığını biliyordu.
So you never intended to make an analogue drug.
O halde hiçbir zaman benzer ilaç yapma niyetinde değildiniz.
You can only be convicted of making an analogue.
Benzerini yapmaktan ötürü suçlanabilirsin.
An analogue of the wolf.
Kurdun benzeri birşey.
Closest analogue is guano.
En yakın benzeri yarasa gübresi.
That's my first guess on an Earth-based analogue.
Dünya benzeri bir çevre için benim de ilk tahminim buydu.
Must be using analog.
Benzerini kullanıyor olmalı.