Примеры использования: amuse

I can amuse myself.
Ben kendimi eğlendiririm.
You amuse me.
Parlor tricks, to amuse.
Salon oyunları, eğlenmek için.
- Does that amuse you?
- Hoşuna mı gidiyor?
Does my turmoil amuse you, Jim?
Benim telaşım seni eğlendirdi mi Jim?
Well, you amuse me, grey old man!
Beni güldürüyorsun ne yapayım, yaşlı kır saçlı adam!
You can amuse only me.
Sen sadece benimle eğlenebilirsin.
So are you amused?
Hoşuna gitti mi?
Strange circumstances have risen which will amuse you, Hastings.
- Seni neşelendirecek garip şeyler oldu, Hastings.
I do sometimes amuse myself by writing down and arranging such little compliments as may be adapted to ordinary occasions.
Bazen sıradan durumlara uyarlanabilecek küçük iltifatları yazıp düzenlemekle oyalandığım doğrudur.
- Amuse me, damn it.
- Eğlendir beni, kahretsin.
Very amusing, Philip.
Çok komik Philip.
Amuse me, clown.
Neşelendir beni palyaço.
All that's left is this little mirror he used to amuse himself.
Geriye bir tek kendini oyaladığı bu ayna kalmış.
Amuse me.
Eğlendir beni.
Something amuses you?
Komik olan ne?