Примеры использования: ambassador

By the way, "ambassador" is taken.
Bu arada, "büyükelçilik" kapıldı.
Ambassador of darkness.
Karanlığın büyükelçisi.
You're like their... their ambassador.
Siz onların ... temsilcisi gibisiniz.
But you'll need an ambassador to get in the door.
Fakat kapıdan girebilmek için bir sefire ihtiyacınız olacak.
As ambassador.
Madam Ambassador.
Sayın Büyükelçi.
You need an ambassador.
Bir temsilciye ihtiyacın var.
My lord, our ambassador to the Netherlands, Sir John Hutton.
Efendim, Hollanda Sefiri John Hutton...
It's the ambassador thing.
Elçilik mevzusu yüzünden.
- Madame Ambassador.
- Sayın Elçi.
Zoidberg, as ambassador, I promise you the full support of our government.
Zoidberg, konsolos olarak, sana hükümetimizden tam destek sözü veriyorum.
I believe you know Ambassador Kullenbrak.
Büyükelçi Kullenbrak'ı tanıyorsundur.
It's for this brand ambassador thing or something.
Bu marka elçiliği olayı için miymiş neymiş.
The ambassador in Tbilisi found out.
Tiflis elçisi öğrenmişti.
What are you, an ambassador?
Kendini ne sanıyorsun, konsolos mu?
He is the son of Ambassador Adrienne Vercours.
Kendisi, büyükelçi Adrienne Vercours'un oğlu.