Примеры использования: airplane

Feels like on an airplane.
Sanki uçakta gibiyim.
An airplane ticket to Cleveland?
Celeveland'a bir uçak bileti?
Hide drugs in an airplane?
Uçağın içine ilaç saklamak mı?
Our airplane had crashed.
Uçağımız düştü.
Do not get on that airplane.
O uçağa binme.
I decide to take her on her first airplane.
Onu ilk uçak yolculuğuna çıkarmaya karar vermiştim.
It seems that she is safer the back part of the airplane,
Uçağın kuyruk kısmı daha güvenli gibi geliyor,
I just flew an airplane all the way from California.
Bütün bir yolu California'dan buraya uçarak geldim.
Remember Airplane?
Uçağı hatırlıyor musun?
Here comes the airplane!
Uçak geliyor bak!
Another airplane was hijacked.
Bir uçak daha kaçırıldı.
- An airplane?
- Uçak mı?
That's probably because she's on her airplane.
- I love Jefferson Airplane, man.
- Jefferson Airplane'i seviyorum, dostum.
You... rode in the Stones' airplane.