Примеры использования: agile

Despite their size, they're extraordinarily agile when hunting.
Boyutlarına rağmen avlanırken inanılmaz çevikler.
He's agile.
Kıvrak birisi.
Perhaps if he'd possessed the agile mind of a conman, he might have had more success as a spy.
Belki de bir dolandırıcının hızlı zekasına sahip olsaydı, ajan olarak çok daha başarılı olabilirdi.
She has a curious and agile mind, not to mention being curious and agile in other respects.
Meraklı ve çevik bir akla sahip başka yönlerden meraklı ve çevik olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
The smaller and agile Kimmerosaurus can easily outmanoeuvre the lumbering killer.
Daha küçük olan kıvrak Kimmerosaurus manevra yaparak, hantal katilden kolayca kaçabilir.
Since you're more agile, you come with me upstairs.
Madem bu kadar hızlısın benimle yukarıya geliyorsun.
I'm crazy agile.
Deli gibi atiğim.
I think you should really work on your social skills, lady, because you're not exactly what I would call socially agile.
Çünkü sosyal olarak becerikli biri olduğunu söyleyemem.
The Ferrari was lighter, it was more agile.
Ferrari daha hafif ve daha atikti.
Agile, somewhere between 30 and 35.
...becerikli, 30-35 yaşlarında.
But a motorcycle is much, much more agile.
...ama bir motosiklet çok daha ataktır.
She may be agile, but she lacks the necessary brute force.
Atik olabilir ama ölümcül güce sahip değil.
- My goodness, you're an agile one.
- Tanrım, becerikliymişsin.
You'll be lighter, faster, more agile.
Daha hafif, hızlı ve çevik olacaksınız.
I'll have you know, Peter, that the Duck is one of the most noble, agile and intelligent creatures of the animal kingdom.
Şunu bilmelisin ki Peter Ördek, hayvan dünyasının en soylu, kıvrak ve akıllı yaratıklarının başında gelir.
He had such agile fingers.
Çok hızlı parmakları vardı.