Примеры использования: agents

- Go invite Agent Finley up here.
- Gidip Ajan Finley'e buraya gelmesini söyle.
Enzymatic agents.
Enzimatik etmenler.
I was never a field agent.
Hiçbir zaman sahada ajanlık yapmadım.
Goddamn travel agent sold me a package to club med Bangladesh, so, hard pass.
Lanet seyahat acentesi Bangladeş için tatil paketi kakalamıştı bana, aman kalsın.
- I'll tell the agent not to come.
- Vekile söyleyeyim gelmesin.
You are killing it at this agent thing!
Temsilcilik olayında aştın sen!
-My agent wants a more neutral name.
- Ajansım daha doğal bir isim istiyor.
Why don't you go to a travel agent?
O zaman bir seyahat acentasına git.
You see, with the right witches, the correct spell, the precise binding agent, there is a means to eradicate our link to our sires.
Doğru cadılar, doğru büyü ve kesin bağ etkeni ile efendilerimizden bağlarımızı koparabiliriz.
For susan mayer,that dependable someone was her book agent lonny moon.
Susan Mayer için bu güvenilir insan kitap aracısı Lonny Moon'du.
Simple alkylating agent, case solved.
Basit alkilleyici maddeler, vaka çözüldü.
What's an agent?
Temsilci ne demek?
And God himself has sent his agent, his messenger to aid us in our conflict.
Tanrı mümessilini, resulünü savaşta yanımızda olsun diye bizzat gönderdi.
Pretend he's that TSA agent.
Havaalanındaki görevliyi düşün.
What did your agent say?
Menajerin ne diyor?
Get me that sour-faced real estate agent on the phone.
Şu ekşi suratlı komisyoncuyu bağla bana.