Примеры использования: agency

You know, that little governmental agency that protects their own?
Bilirsin, her devlet kuruluşu kendinden olanı korur.
The agency web site is filled with prospective parents.
Ajansın sitesi bir sürü gelecek vaat eden ebeveynle dolu.
Well, it would make sense if he's feeling pressure from an outside agency.
Dışarıdaki aracılardan baskı hissettiği akla yatkın gelebilir.
Now, honestly, Bob, here I was under the impression that it was a travel agency, what with all the free golf trips they've gone ahead and sent you on.
Dürüstçe Bob, seni buraya, bir seyahat acentesinin, golf gezileri kapsamında, bedavaya gönderdiğini sanmıştım.
Alana's picture's gone out to every hospital and law enforcement agency in the country
Alana'nın resmi ülkedeki bütün hastanelere ve kanun yaptırım organlarına ulaştı.
Harry Greenberg Agency actually has the mojo to make that happen?
Harry Greenberg temsilciliğinin böyle bir şeyi gerçekleştirecek gücü var mı?
I assume you belong to some kind of, I don't know, agency...
Sanırım bir tür büroya bağlısın.
I'm with a P.R. agency that handles financial firms, including my uncle's.
Bir halkla ilişkiler firmasında çalışıyordum finansal firmalarla ilgilenen bir firmaydı, amcamınki de dahil.
An agency left its card.
Bir ajans bana kartını bırakmış.
This whole government agency thing - it's just a cover.
Bu tüm hükümet, ajanlık işleri hepsi sahte hikayeler.
Was that through an agency?
Bakıcılık şirketi aracılığıyla mı buldunuz onu?
Heir to the Order of Royal Protestant Knights, the Hellsing Agency...
Hellsing Örgütünün, Kraliyet Protestan Şövalyeleri Düzeninin veliahttı...
Er, Child Support Agency can.
Nafaka Dairesi çıkarabilir.
From "the agency"?
- Bildiğimiz "Teşkilat" tan mı?
You've never used our agency before, have you?
Daha önce acentamızı kullanmadınız, değil mi?
You do realize this is an intelligence agency?
Burasının istihbarat birimi olduğunun farkında mısın?