Примеры использования: aerobic

Aerobic medicine.
Aerobik tıp.
It's aerobic.
Aerobik olur.
The thing about tennis is I don't really give a shit if it's aerobic for anaerobic or whatever.
Veya aerobik olmaması yada her neyse işte umrumda değil.
Aerobic activity will keep you in shape... and keep that heart rate up.
Aerobik sizi formda tutacak... ve nabzınızı yükseltecektir.
And it's a great aerobic workout.
Ve büyük bir aerobik egzersiz var.
Aerobic and anaerobic, please.
- Oksijenli ve oksijensiz lütfen.
- But if you don't run, you miss the precious aerobic benefits.
- Ama eğer koşmazsan jimnastiğin bir yararı olmaz.
They say it's not aerobic, but if being cheek to chassis with some of them young yoga fillies don't get the blood pumpin', you're already dead.
Bunun kalp ekzersizi olmadığını söylüyorlar, gerçi tatlı kızlar gibi ateşli hatunlarla yoga yapmak senin kanını hareketlendirmez, sen zaten ölüsün.
Sheriff Carter, you planned to do aerobic exercise tonight from 8:00 to 9:30, followed by bill paying.
Şerif Carter, bu geceki planınızda fatura ödemelerinden sonra 8:00 ile 9:30 arası aerobik egzersiziniz var.
My aerobic workout today.
Bugünkü aerobik egzersizim.
You need an aerobic workout.
Aerobik yapman lazım.
This is aerobic wear.
Aerobik kıyafeti.
I took an aerobic class.
Aerobik dersine gitmiştim.
Well, as a physician, I have to tell you that's a perfect breeding ground... for aerobic bacteria, salmonella, streptococcus, cholera.
Fakat, bir doktor olarak, bunun mükemmel bir çoğalma ortamı olduğunu söylemek zorundayım havada gezen bakteriler, salmonella, streptococcus, kolera için.
For aerobic cellular respiration.
- yetersiz substrat'a karşı şok tepkisi.
Apart from chasing some guy down, breaking his legs beating his face to a bloody pulp, you don't get a lot of aerobic exercise.
Kaçan bir adamı yakalamayı, bacaklarını kırmayı suratını pestile çevirmeyi bırak, senin yeterli kondisyonun bile yok.