Примеры использования: advocates

A keen advocate of children's charity.
Çocuk hayırseverliğinin güçlü bir savunucusu.
Devil's advocate.
Şeytanın avukatı.
I-I don't advocate violence.
Şiddet taraftarı değilim.
Beautiful, devoted, passionate... a promiscuous advocate of mischief.
Güzel, sadık, tutkulu kötülüğün yandaşıydı.
I'd first like to say that I wasn't trying to advocate for anyone.
Öncelikle şunu söylemek istiyorum, ben kimseyi desteklemeye çalışmıyordum.
I'm looking for a man who's an advocate for me and my career.
Benim ve kariyerim için avukatlık yapacak bir adam arıyorum.
It was a thrill to be asked by Erica to be her peer advocate.
Erica'nın benden destekçisi olmamı istemesi benim için son derece gerilimli oldu.
Victim's Karen Rivas, the homeless advocate.
Kurban Karen Rivas, evsizlerin sözcüsü.
Advocate for the guy all you want after we get these people back safe.
Bu insanları güvenli bir şekilde geri getirdikten sonra elemanına istediğin kadar avukatlık yap.
Luka's a big advocate of the program.
Luka bu programın büyük bir destekçisi.
THIS YEAR'S OUTSTANDING GAY ADVOCATE AWARD
Bu yılın Gay sözcüsü ödülü...
Skyler, I'm your biggest advocate here, and I'm telling you, for your own good, you need to get out ahead of this thing.
Skyler, seni benden iyi savunacak biri bulamazsın, iyiliğin için söylüyorum... bu şeyden kurtulman lazım.
I've always been a fierce advocate for gun rights.
Silah haklarının daima ateşli bir savunucusu olmuşumdur.
Why wouldn't I educate myself, be my own advocate?
Kendi avukatım olmam için niçin kendimi eğitmeyeyim?
If Doctor Morgan advocates it...
Eğer Dr. Morgan buna taraftarsa...
Hassan's death will galvanize his supporters... and every advocate of this peace process... to endorse her as his successor.
Hasan'ın ölümü, destekçilerini harekete geçirecek ve barış sürecinin bütün yandaşları halefi olarak karısını destekleyecek.