Примеры использования: advantage

We got one advantage.
Bir avantajımız var.
Those bacteria that could tell light from dark had a decisive advantage over the ones that couldn't.
Işığı karanlıktan ayırabilen bakterilerin bunu yapmayanların aksine kesin bir üstünlükleri var.
Which you turned to your advantage.
- Onu da menfaatinize çevirdiniz.
We will need every advantage.
- Her getiriye ihtiyacımız olacak.
We have the advantage.
Avantaj bizde.
Same drive you took advantage of to get Chase to carry a box of files down to your car yesterday.
Sen de Chase'e üstünlük sağlamak için dün ona kutu taşıttın.
Use it to your advantage.
Kendi menfaatin için kullan.
He recognized the mutual advantage of pooling forces.
Gücümüzü birlestirmenin karsilikli getirilerini fark etmis.
You have the right to remain silent, which you should take advantage of for once in your life.
Sessiz kalma hakkın var, ki bunu hayatında bir kere kendi çıkarına kullanmalısın.
I can't see any advantage in starting now.
Bugün başlamanın hiçbir faydasını göremiyorum.
You got an advantage.
Goodness is not goodness that seeks advantage.
Faziletten istifade etme arayışı, faziletli değildir.
hm, manipulate them to my advantage.
Hm, kendi çıkarıma göre şekillendirmek.
It will be tremendously to your advantage.
Bunu yapmanızın size hadsiz faydası dokunur.
There are other tiny creatures which take advantage of dense urban populations.
Yoğun kentsel popülasyona karşı avantajlı olan daha başka canlılar da var..
Oh, let's take advantage of his absence and tell the kinds of jokes only physicists get.
Yokluğundan istifade yalnızca fizikçilerin anlayacağı fıkralar anlatalım.