Примеры использования: acknowledged

You acknowledge failure and you move past it.
Başarısızlığı kabullen ve geçmişte bırak.
Initial here to acknowledge you received it.
Aldığını onaylamak için baş harflerini yaz.
But why didn't he acknowledge us when he saw us?
O zaman neden gördüğünde bizi tanımadı?
Sheldon, why don't you just acknowledge that you have feelings for Amy and you don't want her going out with other men?
Sheldon, neden Amy'e karşı hislerin olduğunu ve başka erkeklerle dışarı çıkmasını istemediğini kabullenmiyorsun?
Initial here to acknowledge that you've returned your key.
Anahtarını geri verdiğini onaylamak için baş harflerini yaz.
Please don't acknowledge me anymore.
Beni tanımıyormuş gibi davran.
And I think it's important to acknowledge that.
Bence bunu kabullenmek önemli.
OKAY, IS NO ONE GOING TO ACKNOWLEDGE MY PRESENCE?
Pekala kimse benim varlığımı onaylamayacak mı?
No, it felt nice to acknowledge this.
Hayır, bu gerçeği kabul etmek güzel bir duyguydu.
I acknowledge my subconscious exists.
Bilinçaltımın varlığını itiraf ediyorum.
The board wants to acknowledge that.
Kurul teşekkür etmek istiyor.
The usual thing would be to acknowledge my gratitude.
Normalde, şükranlarımı kabul ettiğini, bir şekilde belli etmen gerekirdi.
You should repent, acknowledge what has happened, see what needs to be done,
Ne yapılması gerektiğini anlamadan, ne yaptığını itiraf etmekten pişmanlık duymalısın.
...is to acknowledge them!
Onlara teşekkür etmek olacak.
I'll acknowledge there have been occasions during my tenure...
Kabul etmek isterim ki buradaki görev sürem boyunca fırsatlar oldu ama hevesim...
To acknowledge it would be to invite panic in the streets.
Bunu itiraf etmek, sokaklarda paniğin artmasına sebep olur.