Примеры использования: abroad

I demand that this Congress declare a formal declaration of war against ICO, both here and abroad.
Bu Kongre'nin yurt içinde ve dışında ICO'ya karşı resmî savaş ilan etmesini talep ediyorum.
I believe that no one abroad has seen the letter except the man who wrote it.
Mektubu kaleme alanın dışında, onu kimsenin görmediğine inanıyorum.
But I'm enjoying my grandson's company far too much to go on those long business trips abroad.
Ama torunumun şirketi için çok sayıda uzun yurtdışı iş seyahatlerine gitmekten hoşlanıyorum.
nothing beats a summer abroad, but when traveling far from home, it's always nice to bring along an old friend from the neighborhood.
Hiçbir şey yurt dışında bir yazdan daha iyi olamaz ama evden uzakta seyahat ederken... yanınızdamemleketteneskibir arkadaşınız olması iyi bir fikirdir.
If this case is assigned to our colleagues operating abroad... we will lose contact.
Eğer bu görev dış istihbarata bırakılırsa adamımızı kaybederiz
They give me course credit for the various community outreach programs I'm involved with as well as my work abroad with the Red Cross.
Yurtdışında Red Cross gibi ilgilendiğim... farklı yardım kuruluşları için... bana kredi veriyorlar.
After years of service to his Majesty's army abroad, you've returned home a hero to your country.
Majestelerinin ordusunda, yurtdışında verdiğin hizmetten sonra... ülkene, evine bir kahraman olarak döndün.
I didn't sent my son to study abroad to get a daughter-in-law like her.
Oğlumu böyle bir gelinim olsun diye yurtdışına okumaya göndermedim.
Studied and lived abroad Until he moved to the u.s.To live in '06.
Yurtdışında okumuş ve 2006'da Amerika'ya taşınmış.
Well, do you think it's something that I-I picked up abroad, like Ebola or something?
Sizce yurt dışından, Ebola'dan falan kaptığım bir şey midir bu?
Whether abroad or in poland, my only thought was that I was defending poland,
Polonya içinde veya dışında, aklımda bulunan tek şey "Polonya'yı savunuyorum." olurdu.
My guess is that Zukanov worked for Service Seven, a specialised unit for the kidnap and murder of dissidents abroad.
Benim tahminim, Zukanov yurtdışındaki muhaliflerin kaçırılıp öldürülmesiyle ilgili özel birim olan Servis 7 için çalışıyordu.
We need to check currently enrolled medical students as well as recent dropouts, both here and abroad.
Burada ve yurt dışında son zamanlarda kaydolan eğitimini tamamlamış tıp öğrencilerini araştıralım.
I I hear that several of your agents have been sent abroad to canvas theological opinion about the divorce.
Duyduğuma göre ajanların yurt dışında boşanmayla ilgili ilahi fikirler yayıyorlarmış.
Thank heavens King Richard likes his wars abroad.
Şükürler olsun ki Kral Richard yurt dışında savaşıyor.
Trouble with abroad is, as Clennam will bear me out, is there are just as many villains as there are here.
Clennam'ın da bana katılacağı gibi, yurt dışının sorunu şu ki orada da burada olduğu kadar kötü insan var.